Ailede alttan alma sadece tek tarafamı yüklenmeli?

Nişanlım karakter olarak çabuk sinirlenen ve her şeyi abartan birisi, ben ise onun yanlışında dahi sürekli alttan alıyorum. Zaten tartışmalarda onun sorunlarından çıkıyor ve uzun uzadıya tekrar onun hatası için ben anlatıp özür diliyorum. O kendi hatasını anlıyor kabul ediyor. Ancak belki ertesi gün yine tartışma çıkarıyor ve beni hep kendimi haklı çıkarmakla suçluyor sonra uzunca İslami ve dini örnekler vererek anlatıyorum suçunu kabul ediyor(Ki ben suçlamıyorum anlatınca hatasını fark ediyor ama sonra bunu sıkça tekrar ediyor) Ben risale-i nur talebesi olma yolunda 11 yıldır ilerliyorum oda dışarıda müttaki bilinmesine rağmen meslek, meşrep, müspet hareket manalarını bilmiyor. Bugün yine bana bir sayfadan erkek alttan almalı diye yazı atmış neden hep ben alttan almalıyım diyorum. Çünkü kadınlar narin diyor. Ne yapmalıyım bu konuda hadis sünnet ayet icma kıyas konusunda beni bilgilendirebilir misiniz? Bence Kadın Erkek arasında bir adalet olmalı hiç kimse sorumlulukları tek başına yüklenmemeli, Peygamber efendimiz kendi yapabildiği bir şeyi başkasından istemezmiş diye biliyorum. Bende ona uymaya çalışıyorum.
Tolga3146 | Pzr, 28/05/2017 - 14:43
Ailede İletişim
395
Değerli kardeşimiz;

Bu konuda Risale-i Nur Külliyatı'ndan 30. Söz (Ene Bahsi) ve İşaratül İcaz'dan insan bozulursa neler olur, nasıl olur gibi mevzuları okuyun. Nişanlınıza da okutun, karşılıklı müzakere edin. 

Çok kısaca özetleyelim:

İnsan, bir kere bozulursa, zehir olur. İnsan, şiddetli bir terbiye görmezse, tam bir firavun olur. Evet, insanın nefsi muhakkak Kur'an terbiyesinden geçmelidir. Bu terbiye süreci elbette uzun bir süreçtir. Sünnet-i Seniyye metodolojisiyle, kavl-i leyyin ile, güzel söz ve davranışlarla, ibadetle, ahlakla, insan terbiye görmelidir.

Bu terbiye sürecinde kâmil iman, salih ameller, hakkı ve sabrı tavsiye etmek ilk ve en önemli esaslardır. Bir de insan, nasihate açık olmalıdır. Terbiyeye, güzel söze, güzel nasihate, yapıcı eleştiriye açık olmalıdır insan... Bütün bunlara kapalı insan, hem kendine, hem başkalarına sürekli zarar verme riski altındadır.

İnsanda asla boşluk olmaz. Boşluklar ya iman, ilim, salih amel ve ibadetlerle kapatılır. Veya o boşluklar şeytan ve nefsin hileleriyle dolar. 

İslam'da hiç kimsenin değil, İslamiyet'in dediği olur. 

Nişanlınızın "karakter olarak çabuk sinirlenen ve her şeyi abartan birisi" olduğunu söylüyorsunuz. Hep sizin alttan aldığınızı ifade ediyorsunuz. Dikkat edin, karakter olarak hakkı, doğruyu kabul etmeyen birisi gibi görünüyor. "Karakter olarak çabuk sinirlenmek ve her şeyi abartmak" ise gerçek karakteri gizlemek için kullanılan bir maske gibi sanki. 

Evlilik için acele etmeyin. İllâ o kişiyle evlenmekte ısrarcı olmayın. Nişanlılık sürecini biraz uzatın. Sonunda kazanan siz olursunuz. 

Burada haklı olduğunuz durumlarda bile sürekli siz alttan alırsanız, hakkın hatırını, Kur'an'ın hatırını, İslam'ın hatırını kırmış olursunuz. Evet, zaman zaman haklı iken alttan almak iyidir,güzeldir. Ama bu alttan alma durumu karşı tarafı haktan, doğruluktan, insanlıktan çıkarıyorsa, orada alttan almak yanlıştır. 

Bu arada bir de Bediüzzaman'dan şu cümle üzerinde duralım:

"Gaye-i hayal olmazsa veyahut nisyan veya tenasi edilse; ezhan enelere dönüp etrafında gezerler."

Bu cümle aslında meseleyi çok net açıklıyor. İnsanın günlük, haftalık, aylık, yıllık, ömürlük hedefleri olmalı. Hayalleri, idealleri olmalı. Mesela bugün 3 sayfa Kur'an okuyacağım. Bu hafta bir cüz Kur'an okuyacağım. Risalelerden her gün 20 sayfa okuyacağım. Bu yıl Risale-i Nur Külliyatı'nın hepsini bir defa okuyacağım, gibi.

İnsan, bir ömür boyu tövbe istiğfar ile, ibadetlerle, okumakla, teheccüd namazlarıyla kendini terbiye etmek zorundadır. Eğer insan bunu yapmazsa, başkalarına dert olur, problem olur, gittği her yeri rahatsız eder. Fedakarlığı hep karşı taraftan bekler Kur'an terbiyesi görmemiş insan... Her şeye hemen öfkelenir, sonra da bu benim karakterim, der. 

İnsan iki yolla terbiye olur: 1-Cemal ile. 2- Celal ile. 

Yani insan, ya kendi isteğiyle kendini iman ve İslamiyet'in metodlarıyla cemal ile terbiye eder...  Veya cemal ile terbiye olmak istemeyen insan, kaderin celal tokatlarıyla dünyada veya ahirette, öyle ya da böyle ama muhakkak terbiye edilir. Burada önemli olan, insanın iş işten geçmeden, ömür sermayesi bitmeden, iman ve İslamiyet'le, sünnet-i seniyye ile kendi rızası ile bu dünyada Kur'an terbiyesinden geçmesidir. Ne mutlu bu terbiyeyi kendi isteği ile yapabilenlere...   

 


Selam ve dua ile...
Sorularla Aile

Yazar :
Sorularlaaile.com
Kategori :
Ailede İletişim
Okunma Sayısı
395

Yorum ve Benzer İçerikler

Dikkat: Lütfen sorularınızı Buraya Tıklayarak sorunuz. Yorum alanındaki sorular dikkate alınmamaktadır
ufuka - 31/05/2017 - 09:43

Tolga kardeşim. Yazdıklarımı İyi oku Sana verilen cevabın türkçesi şudur dikkatli oku sabah sabah senin için vaktimi harcıyorum.
Acilen nişanını boz. hayatın boyunca pişman olursun. nişanlın zeka ile ilgili sorunu olabilir. çünkü siz onun hatalarını anlatıyorsunuz o kabul ediyor(yada kabul etmiş gibi görünüyor) sonra unutuyor. ertesi gün aynı tas aynı tarak.
ömrün boyunca alttan almaya devam edersin bu zaman geçtikçe azalmaz artar.
hep taviz verirsin. kendinden kaybedersin. hayatın kabusa döner.
Bunu yapamıyorsan eğer evlendikten sonra uzun bir süre en az 2 yıl SAKIN çocuğun olmasın. çocuk yetiştirme işi ayrıca büyük sorun.
maddi külfetlerin altına girme 1 yıldan erken boşanmak kanunlarımızda yok. anlaşmalı da olsa boşanamıyorsun. o da ayrı bir sıkıntı. seni üzdüğü yetmememiş gibi boşandıktan sonra nafaka almaya devam eder. ömrün hayırsızın birine çalışmakla geçer.
İlla evlenmeye de gerek yok.
git medresede kal.
memur dairesinde kalıp hizmet et.
ömür kısa bir üzüm yiyip bin tokat yersin de ah vah edersin.
sadece sen üzülmekle kalmazssın ailen ve çevren de üzülür.
hasta olurlar. hayatında görmediğin şeyleri görürsün. ailene akrabalarına çevrene rezil olursun. başın eğri gezersin.
benden demesi.
Bu yazdıklarımı nişanlına da okutabilirsin.

cevapla