Atlar Tepişince Arada Taylar Ezilir

m.ali | Çrş, 20/03/2013 - 14:23 | Makale
Çocukluk
5,323

Çocuklar, kayınvalide-gelin çekişmesinin gizli mağdurlarıdır. Bir çocuğun annesine laf söyleyen kayınvalide unutmasın ki, sadece gelinini kaybetmiyor, aynı zamanda torununun da sevgisini kaybediyordur.

Akıl sahibi hiçbir gelin de kayınvalidesine karşı söz söylememelidir. Çocuk açısından bakıldığında kayınvalide yaşlıdır ve yaşlı bir kişiye karşı söz söylemek çocuk vicdanını yaralar.

Kolay değil bir evladı besleyip büyütüp, bebekliğinde altının pisliğini alıp, hasta hallerinde sabahlara kadar uykusuz kalmak… Bir çocuğun yetişmesi, palazlanıp uçacak kuş haline gelmesi öyle üç-beş gün içinde olmuyor, on yıllar sürüyor. Bir anne açısından bakınca, bütün bir ömrün konusudur evlat sahibi olmak...

"Acaba başına bir şey gelir mi?" kaygısıyla geçer önce günler, sonra yıllar… Sokakta biriyle kavga etse, bir ağlama sesi duyulsa, yürek ağızda sokaklara koşulur. Okulda derslerden zayıf alınsa iştahlar kaçar. Bayramda yeni bir bayramlık kıyafet alınamayınca, arefe günü bir hüzün çöker annelerin yüreğine…

Kış geldiğinde solacak diye, yazın da susuz kalacak endişesiyle bir ömür boyu çocuğunu güneşten ve kırağıdan korumaya çalışır.

Ama gel gör ki, bu dünyanın bir kanunu var. Bunca emek vererek, kendi yaşamından vazgeçerek yetiştirilen çocukların bir gün allayıp pullayıp bir başkasına emanet edilmesi şart... Ne de zor bir durum aslında anne-baba için çocuğunu tam da yeni yeni yetiştiği bir dönemde tutup bir başkasına vermek…  Ne kadar zordur üzerine toz konar diye tozu kendi üzerine alan anne-babanın, çocuklarının evlenme vakti geldiğinde geçmiş anıları bir film şeridi gibi hatırlaya hatırlaya “Al artık bundan sonra senindir.” diyebilmesi… Bu devir teslim ne kadar anlı şanlı törenlerle yapılsa da kolay kolay kabullenilmez… Hele ki, anneler… Hele ki erkek çocuklarını, kendisinden en az yimi yaş küçük bir kıza oğlunu emanet etmek…

Bir kayınvalide açısından bakıldığında, hayatın daha hiçbir tecrübesini yaşamamış genç bir kızın, yıllarca özene bezene büyüttüğü oğluna aynı kendisi gibi davranamayacak olacağı kaygısı anneyi (kayınvalideyi) anormal davranışlar sergilemeye iter. Bu anormal davranışlara karşı da gelin, bir savunma mekanizması geliştirir doğal olarak...  

Bu kutuplaşma santim santim devam eder gider, ta ki bir de torun dünyaya gelinceye kadar…

Güç Gösterisinin Mağdurları

Ne zaman ki yeni evli çiftin bir de çocukları olur, böylesi bir kayınvalide için “Oğlumu kaptırdım bu kıza, ama torunumu asla!..” diyerek yeni bir güç gösterisi için bilinçaltı dürtüler harekete geçer.

Gelini, torununun altını değiştirse, kayınvalide “Aman yavaş ol bacaklarını yerinden çıkartacaksın.” diyebilir ya da gelini çocuğu ile azıcık çok ilgilense “Aman bırak ağlasın, her ağlamasında peşine koşarsan yarın baş edemezsin.” deyiverir. Gelininin kendi torunu ile aşırı ilgilenmesi, sanki kayınvalide için torununun da kaybedildiği hissini oluşturabilir.

Kendisini henüz aşamamış, henüz kendisinden beklenilen bir “kaim-valide” olgunluğuna erişememiş olan bir kayınvalide için gelininin tüm bu halleri kendi sevdiklerinin elinden alındığı haller gibi gelebilir.

Kendisiyle arasında en az yirmi yaş fark bulunan bir başka hanım üzerinde kayınvalide bu kaygı ve endişelerden dolayı iktidar mücadelesi yapmaya çalışabilir, kaybettiğini zannettiği değerleri gelinine kaptırmamak için türlü cambazlıklar sergileyebilir.

Böylesi bir durumda kalan hiçbir onurlu gelin yoktur ki, kayınvalidesinin bu tavırları karşısında etkilenmesin. Bu etkilenme sonucu gelin, ne kocasını ne de çocuklarını kayınvalidesine kaptırmamak için ciddi bir çatışma içerisine girebilir.

Tüm bu çatışmalar her ne kadar gelin-kaynana arasında gerçekleşiyor gibi görülse de bu çatışmanın asıl mağdurlardan birisi de evdeki çocuklardır. Anne, çocuklarını kayınvalidenin bu garip tavırlarına karşı korumak zorunda hisseder kendini, ya da evde eşiyle yaptığı tartışmaların şahidi çok defa çocuklar da olur. Çocukların bir kolundan kayınvalide tarafı, diğer taraftan da anne tarafı tutar ve sündürmeye çalışırsa, işte o zaman o evdeki kimse o çocukları tam olarak elde edemez… Çok defa böylesi çatışmacı evlilikler içinde çocuklar kendi anne-babalarına karşı da yabancılık çekerek, çocuklarda oluşması gereken “aidiyet” duygusunun zedelenmesine neden olur.

Arada Kalan Çocuklar

Çocuklar, kendi ailesiyle kurdukları aidiyet duygusunun gücü kadar etrafa güçlü dururlar. Atalarımız,

“Ağaç yaprağıyla gürler.”

demiş. Evet, eğer çocuk yaprakları gürleyen bir ağacın yapraklarından birisinin de kendisi olduğunu bilirse, hayata karşı dirençli olur; eğer kendi yanındaki yaprakların üzerinde kurtçuklar oluşmuş, solmuş ve hastalıklı halleri bulunduruyor olduğunu görürse çocuk öylesi bir ağacın yaprağı olmaktan mutlu olmaz. Ne annesinden, ne de babaannesinden vazgeçemeyen çocuk, sonunda ikisinden de vazgeçmenin en doğru yol olduğunu bulabilir.

Öte yandan, eğer bir kayınvalide, bir çocuğun annesine karşı laf söyleme, küçük düşürme, ince ince iğneleyerek onu rahatsız etme basitliğine girerse, hiçbir çocuk yoktur ki, kendi annesine karşı girişilen bu saldırılardan keyif alsın. Bir çocuğun annesine laf söyleyen kayınvalide unutmasın ki, sadece gelinini kaybetmiyor, aynı zamanda torununun da sevgisini kaybediyordur. Bu kaybedişleri çocukluk yıllarında göremese de, bir gün gelir kendi torununun kendisine karşı söyleyeceği ağır laflar karşısında şaşkına dönüverir.

Akıl ve vicdan sahibi hiçbir kayınvalide, bir çocuğun annesine karşı saygısızlık etmemeli, velev ki bu kişi kendi gelini dahi olsa…

Ve yine akıl sahibi hiçbir gelinin de kayınvalidesine karşı bir mücadelenin içerisine girmemesi gerekir. Zira bu mücadeleden çok defa annenin bizzat kendisi zararlı çıkar. Çünkü çocuk açısından bakıldığında kayınvalide yaşlıdır ve yaşlı bir kişiye karşı söz söylemek, hakkında dedikodu yapmak çocuk vicdanını yaralar.

Çocuk için sağlıklı ortam, hem anneden, hem de babaanneden doyasıya sevgi aldığı ve kendini savaşan gruplar içinde değil, güven verici yetişkinlerin arasında hissettiği ortamdır.

Bir kayınvalide ve gelin bilmelidir ki, her ne kadar iki kişi birbiriyle inatlaşıyor gibi görünse de asıl zararı görenler çocuklardır. Onun için “atlar tepişirken tayların zarar görmemesi” için bu inatlaşmaya bir an önce son verilmelidir.  

Gelin-kayınvalide çatışmasına şahit olan çocuk ne yaşar?

1. Babaannesine karşı saygısızlık yapan bir annenin çocuğu olmak, çocuğu suçluluk duygusuna iter.

2. Babaannesinin aleyhinde kendi annesinin babasıyla tartıştığını gören bir çocuk, babasını kendi annesini koruyamayan aciz biri olarak hissedebilir ve babalık gücünü çocuğunun gözünde kaybeder.

3. Annesinin, babaannesi hakkında komşuları ile konuştuğunun şahidi olan çocukta aile bütünlüğü duygusu zedelenir. Çocuk sığındığı ailenin güven verici olmadığını hisseder.

4. Bir anne, kayınvalideye karşı kendi çocuğunu yanına çekmeye kalktıkça, çocuk sadece babaanneden kopmaz, aynı zamanda o babaannenin oğlu olan babasından da duygusal kopukluklar hisseder. Çocuğunu babaanneden koparan bir anne, aynı zamanda çocuğunu babasından da kopardığını bilmelidir.

5. Bir çocuğun yanında, çocuğun annesine hakaret eden bir babaanne o evin içindeki çocukların nefretini çeker. Hiçbir çocuk yoktur ki, kendi annesinin bir başka kadından hakaret işitiyor olmasına gönlü razı olsun, velev ki bu hakaretleri yapan kişi babaanne dahi olsa…

6. Bir baba kendi annesinin haklılığını savunur ve çocuğun annesine karşı bunu bir hakarete dönüştürürse, o çocuk da kendi annesini aynı babası gibi savunur. Çocuk annesini içten içe savunurken, farkında olmadan babaya karşı soğukluk hisseder.

7.  Bir çocuk, annesinin babaanne ve onun akrabaları arasında küçük düşürüldüğünü hissederse, çocuk babasının akrabalarına karşı soğukluk hisseder. Aile bütünlüğü zedelenir, çocuk güven duygusunu yitirir.

8. Bir çocuk, annesinin beceriksizliğini babasından ve babaanneden duymaktan nefret eder. Her çocuk için kendi annesi çok beceriklidir ve mükemmeldir. Bunları annesine söyleyen kişiler vicdansızdır, sevimsizdir.

9. Bir babaanne, gelininden çok kendi torununu sevmeye kalkar, gelininden çok torununu sahiplenmeye çalışırsa, çocuk anne yerine babaanneye bağlanmaya başlarsa, çocuk için hayati önem taşıyan anne bağının yoksunluğu çocuğu başıboş hale getirir, çocuk sınır tanımaz hale gelir.

10. Bir babaanne, kendi gelininin koyduğu kuralları çocuğu lehine bozar ve annenin annelik statüsünü zedelerse, çocuk babaanneyi (çıkarı için) belki çok sevse de, çocukta kurallara uyma bilinci yıkılmış olur. Böylesi bir çocuk, kurallara uymak yerine kuralları yıkmak için etrafındaki insanları rahatsız etmeye başlayabilir.

11. Babasının annesi ile kendi annesinin çatıştığını gören çocuk, çok defa kendi annesini tercih eder. Sağlıklı ruha sahip bir çocuk, hiçbir zaman bir aile bireyini diğerine tercih etmeye zorlanmamalıdır.




Yazar :
Uzman Pedagog Adem Güneş
Kategori :
Çocukluk
Okunma Sayısı
5,323