Avrupa'nın diğer yüzü: Göçmenlere kalacak yer sağlamak için yarışıyorlar

necaticetin | Cum, 30/11/2018 - 14:17 | Makale
Toplumsal Hayat
114
Avrupa'nın diğer yüzü: Göçmenlere kalacak yer sağlamak için yarışıyorlar
 
Müslüman olmanın ne anlama geldiğini öğrenmemi sağladı. Bu konu hakkında hiç bir bilgim yoktu. Medyada duyduklarımızla bir alakası olmadığını gördüm. 
 
Avrupa'nın başkenti Brüksel'de Kasım ayının soğuk bir peşembe akşamı sığınmacıların hayata tutunmaya çalıştığı Maximilien Parkı'ndayız. Parkın çeşitli yerlerinde çöpler, yerlerde battaniyeler ve su şişeleri var. Bir adam ağacın dibine sırtını dayamış, başını da atkısına sarmış oturuyor. Çekim yapmama izin vermiyorlar, zaten aralarında kadın neredeyse yok. Çoğu Afrika kökenli, sırtçantalı modaya uygun ve temiz giyimli. Her gün onlarca sivil toplum örgütü kendilerine kıyafet ve yemek getiriyor.
 
Akşamları ise Belçikalı aileler göçmenleri evlerinde ağırlamak için adeta yarışıyor ve park tamamen boşaltılıyor. Biz de bu ailelerden biri ile "Plateforme Citoyenne" adlı dernek aracılığı ile irtibata geçerek süreci izledik ve evlerine konuk olduk.
 
'7 bin Belçikalı göçmenlere kapılarını açtı'
 
"Plateforme Citoyenne" derneğinden Adriana Costas Santos aracılığı ile sığınmacıların bulunduğu Maximilen Park'ına giriyorum. Aksam saat 21:00'i gösteriyor. Herkes parkın önünde toplanmış durumda. Nedenini soruyorum. Kalacak yer sağlayacak aile bulma ümidiyle orada bulunduklarını söylüyorlar. "Plateforme Citoyenne" derneginden Adriana Costas Santos konu ile ilgili bizi aydınlatıyor: "Facebook'ta kurulan grupta yapılan çağrılar sayesinde her akşam en az 100-200 kişi göçmenleri evlerine götürmek için parka geliyor. Çocuk, yaşlı ve kadınlara yönelik proje 1 yıl önce başlatıldı ancak arz talebi geçti ve biz bu durumdan çok mutluyuz. Böylece parktaki genç yaştaki erkeklere de yatacak yer sağlanıyor. 1 yıl önce başlatılan projeye şu ana kadar 7 bin aile katıldı."
 
Fransa'da Calais sığınmacı kampının dağıtılması ile birlikte kimileri Belçika'ya geldi. Bazı göçmenler İtalya veya Yunanistan'a yeniden gönderilme endişesinden dolayı sığınma talebinde bulunmaktan kaçınıyor. Adriana Costas Santos bu insanların haklarını yeterince bilmediğini belirtiyor.
 
Dominique: Hayatım değişti
 
Boynundaki şal, üzerindeki kalın kaban ve yüzündeki gülümseme ile 2 çocuk annesi 40-50 yaşlarındaki Belçikalı Dominique ile tanışıyorum. Bu akşam Dominique bir geceliğine iki göçmeni evine götürecek ve kalacak yer sağlayacak. Kameralarımızı gören göçmenler Dominique'ten önce uzaklaşıyor. Sonunda Dominique dernek yetkilileri aracılığı ile oturduğu adrese gidebilecek iki göçmen bulup evinin yolunu tutuyor.
 
Dominique "Parka geldiğim ilk günden itibaren hiç bir zaman korkmadım. Tehlikeli insanlar olmadığını gördüm. Yardıma muhtaçlar ancak bunu dillendirmiyorlar ve vefalı davranıyorlar." diyor. Dominique göçmenleri önce arabada köpeği olduğu konusunda uyarıyor, kendilerine çok nazik davranıyor. Dominique'i evine kadar takip ediyoruz. 20 dakikalık araba yolculuğundan sonra Brüksel'in lüks semtlerinden Watermael-Boitfort'da büyük bir çiftliğe ulaşıyoruz. 20'li yaşlarındaki göçmenler kameralarımıza görünmek istemiyor ve odalarına çekilmeyi tercih ediyor.
 
'Kimi muhalif göçmenler ülkelerinde terörist olarak aranıyor'
 
Kimi göçmenlerin ülkeleri tarafından bazı muhalif toplantılara katıldıkları için terörist olarak arandıklarını öğreniyoruz. Kimilerinin ise askere gitmek istemediğini öğreniyoruz. Brüksel'de yaşlı, kadın ve çocuklar kamplarda kalıyor, kadınlara ayrı yerler ayrılmış durumda. Adriana parktakilerin çoğunlukla 15-25 yaş arasında gençler olduğunu söylüyor. Kamplarda yer kalmadığı için orada bulunduklarını belirtiyor.
 
Dominique'in evine ulaşıyoruz...Brüksel'in lüks semtlerinden Watermael-Boitfort'da bir at çiftliğindeyiz. Ağır demir kapı açılıyor ve 4x4 içeri park ediliyor. Sağlıklı ve mutlu görünen sığınmacılara banyo, tuvalet ve odalarının yeri gösteriliyor. Kameralarımıza konuşmak istemeyen göçmenlerin bazıları "Bizim en büyük sorunumuz yemek veya yatacak yer değil, gelecek kaygısı taşıyoruz" diyor.
 
Dominique : Medeni insanlar olup olmadığımızı sorguluyorum
 
Dominique "Göçmenlerin evimde kalması ile birlikte insanlara ve dünyaya farklı bakabiliyorum. Farklı kültürler ile tanışmamı sağlıyor. Aynı dili konuşmasak da insanlar arasında çok güçlü bağların kurulabileceğini, her zaman anlaşabildiğimizi gördüm. Hükümetimi, ülkemi ve kim olduğumuzu sorgulamamı sağladı. Medeni insanlar olup olmadığımızı sorguluyorum. Her gün birçok soruya cevap arıyorum. Hükümetin gerekeni yapmasını istiyorum. Kendilerine kalacak yer sağlanması, bilgi verilmesi, iltica edebilmeleri için olanak sağlanmasını istiyorum." diyor.
 
'Polis evime baskın düzenledi; özgür olmadığımı anladım'
 
Aralık 2017 tarihinden bu yana göçmenlere evinin kapılarını açtığını söyleyen Dominique: "7 Ekim tarihinde bir pazar sabahı saat 5'te birçok polis evime baskın düzenledi. Evimi aradılar, göçmenleri gözaltına aldılar. Koluma kelepçe takılarak haklarım ve özgürlüğüm elimden alındı. 26 saat hiç bilgiye ulaşamadan bir hücrede tutuldum. "İnsan Kaçakçılığı"ndan söz ediliyordu ancak benim için bu "dayanışma" anlamına geliyordu. Daha sonra bana yöneltilen suçlamanın zor durumda kaldıklarında arabamla onları bir yerden bir yere taşımam olduğunu öğrendim. 3-4 defa bunu yaptım ancak yardım amaçlıydı." şeklinde konuşuyor.
 
Dominique "Kendimi özgür hissetmiyorum. Ancak düşüncelerim değişmedi. Düşüncelerimi sonuna kadar savunmaya hazırım." ifadelerine yer veriyor.
 
Bir çok konuyu sorguladığını ifade eden Dominique "Kendi evimde bile kendimi özgür hissetmiyorum. Bunun Belçika'da nasıl yaşanabildiğini sorguluyorum." diyor.
 
'İslam dini hakkında birçok bilgi edindim'
 
Göçmenleri evinde ağırlayarak birçok konuda bilgi edindiğini belirten Dominique: "Müslüman olmanın ne anlama geldiğini öğrenmemi sağladı. Bu konu hakkında hiç bir bilgim yoktu. Müslümanlar bana birçok şey anlattı, diyaloğa ve insanlara açık olduklarını gördüm, medyada duyduklarımızla bir alakası olmadığını gördüm." diyor.
 
Brüksel'in Maximilen Parkı'nda iltica taleplerinin kabul edilmesini bekleyen birçok Sudanlı ve Eritreli bulunuyor. Dernek yetkilileri ve göçmenleri evlerinde ağırlayan aileler ise hükümetin bu duruma bir an önce çözüm üretmesini talep ediyor.
 
Brüksel'de Kasım ayı başında sığınmacılara kapılarını açan ve evlerinde kalacak yer sağlayan 12 kişi "insan kaçakçılığı ve suç örgütlerine destek olmak" suçlaması ile hakim karşısına çıkarıldı. Belçika hükümetinin caydırıcı yöntemleri aileleri yıldırmadı. 
 
Kaynak: risalehaber.com



Yazar :

Kategori :
Toplumsal Hayat
Okunma Sayısı
114