Çalışan Bir Annenin İtirafları

m.ali | Per, 14/03/2013 - 09:07 | Makale
Hanimlar.com
İş Hayatı
6,357

Ev hanımlarını bir türlü anlamıyorum, neyimize özeniyorsunuz? Beş senelik evliyim. Bu beş sene nasıl geçti, bana hiç sormayın...

Çalışan ve ayakları üzerinde duran (!) bir kadınım. Çoğunluğun tabiriyle, o ayakların üzerinde nasıl duruyorum bileniniz var mı?

Sabahları kocamdan önce kalkıyorum. Kocama ve kızıma kahvaltı hazırlamam lazım çünkü. Nasıl geliyor o sıcacık yataktan kalkmak anlatamam. Gün içersinde o yatağa bir daha dönemeyeceğimi bilmek, hele içler acısı.

Kızımı kreşe ben bırakıyorum, kocamın iş yerine ters mesafede olduğu için. Kızım benden ayrılamıyor, her sabah ağlıyor. Ben de ondan ayrılamıyorum, ama ağlayamıyorum. Minicik yavrum duygularını belli ediyor, ben edemiyorum.

Öyle onu gözü yaşlı bırakıp çıkıyorum. Anne sıcaklığını hissettiremiyorum yavruma, daha üç yaşında minicik, bana hasret. Ama en güzel en iyi eğitimi veren en kaliteli öğretmenlerin olduğu kreşe verdim.

Kendimi tatmin için diyorum işte böyle. Anne sıcaklığını hangi kaliteli eğitim verebilir?

Kocam aslında çalışmamı istemiyor. İhtiyacımızda yok açıkçası. Ben "el ne der, o kadar diplomayı boşuna mı almış" dedikleri için, gururumu ve nefsimi tatmin etmek için çalışıyorum.

Haa birde kocamın eline bakmamam lazım, onun kölesi olmamam lazım, param olması lazım ki benim de sesim evde gür çıksın!..

Patronum da erkek, ama onun kölesiyim. Bağırışlarına, azarlamalarına gıkımı çıkar(a)mıyorum. Maaşımı o veriyor ya!..

Para kazanıyorum, ev hanımları çevremdeki herkes bana imrenerek bakıyor. Acaba o paradan beş kuruş cebime giriyor mu? Kızımın kreş masrafı, arabamın benzin masrafı, olmazsa olmaz kıyafet harcamalarım, parfümüm, kuaför masrafım vs. vs. geldiğinden fazlasını harcıyorum.

Her gün aynı kıyafetle işe gidilir mi? Ona uyumlu, saç, makyaj olmazsa halim ne olur? Sonra elalem ne der? "Her gün aynı kıyafetle işe geliyor, kıyafetlerine bak ne kadar uymsuz, üstündekilerin modası geçeli yıl oldu, hala bunlarla geliyor." dedirtmiyorum açıkçası.

Sokakta beni gören, evde bir görse tanıyamaz. Kocama süslenmem gerekirken başkalarına süsleniyorum. Eve pestilim çıkmış geldiğimden, yemeğiydi, temizliğiydi, çocuğun bakımıydı derken en paspal halimle kocamın karşısına çıkıyorum.

Yazık, adamı hasret bırakıyorum kendime. Kocama kadınlık da yapamıyorum. O kadar çok yoruluyorum ki, ya türlü bahaneler buluyorum ya da uyuyup kalıyorum. Kardeş gibi uyuyoruz.

O kadar da tahammülsüz oldum ki, ben benle evli olsam beni çekmezdim!.. Kocamın her işine karışıyorum, ağzını açsa sinirlerim tepeme çıkıyor. Hele bir de dağınıklığı beni öldürüp bitiriyor.

Çok yoruluyorum, kendime ayıracak gram vaktim yok. Sözde çalışan kadın özgürdü. Hep okulda, çevremizde, ailemizde bunu işlediler beynimize. Hani özgürlük, ben niye göremiyorum? Hep özgürlük diye kandırdılar bizi, kandırıldığımı ne zaman anladım?

Kocamın kardeşinin hanımı çalışmıyor, hem de çok güzel bir üniversitede okumuş. Cahil diye tabir ediyorlar ya üniversite okumayanları öyle değil.

Onlar on senelik evli, hiç çalışma gereği duymadım diyor:

"Evlendiğim ilk sene çalışıyordum çünkü diyor. O kadar zordu ki. Hem çocuğum da yokken bu sıkıntıyı çektim. Evime, kocama ne de kendime vakit ayıramıyordum. Sosyal hayatım sıfırdı. Evden işe işten eve, ama evde tam bir hayalettim. Hamile kaldığım zaman işi bıraktım, hiç de pişman olmadım."

"Çocuklarımın her anlarında yanlarındaydım. İlk adımlarında, ilk sözcüklerinde, ağladıklarında ve güldüklerinde. Bana her ihtiyaçları olduklarında yanlarındaydım. Benim annem de çalışıyordu, ben çok mahrum kaldım annemden, hiç anne sevgisi tadamadım. Hep işiyle ilgilenirdi. Bizle ilgilenmek istese de genelde vakit bulamazdı. Beni ve kardeşlerimi anne sevgisine mahrum etti, çok çektik bunun eksikliğini. Bunları bildiğim için kendimden mahrum etmedim çocuklarımı da eşimi de..."

"Kendimi de sürekli geliştirdim, diyor boş boş durmadım açıkçası. Çok kitap okudum psikoloji, çocuk gelişimi, aile vs. hakkında. Evimi ihmal etmeyecek şekilde kurslara ve yardım derneklerine katıldım. Faydasız, gayesiz bir insan olmadım. Çabaladım. En önemlisi ben annem varken annesizliği yaşadım. Çocuklarıma da bunu yaşatamazdım."

"Mesleğimi söylemekten de hiç bir yerde utanmadığını söylüyor. Ben ev hanımıyım, en önemlisi de anneyim dedim. Annelik değeri kaybedilmiş, ama en önemli meslek. Ne güzel bir meslek annelik."

- Ne kadar haklı, beni kendime getirdi bu sözleri. Ben de başarabilir miyim?

- Kocamı ve kızımı benden mahrum ettiğim yılların telefisini yapabilir miyim?

- Başkalarının boş sözlerine kulaklarımı tıkayıp en zor mesleği, ANNELİĞİ icra edebilir miyim?

- Yapabilir miyim Allah'ım?.. Ben yapmak istiyorum Allah'ım bana yardım et...




Yazar :
Hanimlar.com
Kategori :
İş Hayatı
Okunma Sayısı
6,357