Değerler Psikolojisi ve İnsan - Prof. Dr. Nevzat Tarhan - Beşinci Bölüm - gayret

necaticetin | Çrş, 15/03/2017 - 17:12 | Makale
Psikolojik Hayat
617
Değerler Psikolojisi ve İnsan - Prof. Dr. Nevzat Tarhan 
 
Beşinci Bölüm - Gayret
..........................................................
 
 
Hayal Kırıklığı, Eleştiri ve Gayret
 
Geribildirimin olumsuz olması manasına gelen hayal kırıklığı, kişinin motivasyonunu kırar ve heyecanını azaltır. Aym zamanda çok eleştirilmek de çalışkanlığı olumsuz yönde etkiler. Bu sebeple insanların kişiliklerine yönelik eleştiriler yapmak yerine, tenkitleri davranışlara yöneltmek gerekir. Zira şahsına yönelik eleştiriler alan kimsenin kendine olan güveni sarsılır. Özellikle anne babaların yaptığı eleştiriler çocuğun şahsına yönelikse, çocuk kendisine yöneltilen her eleştiriyi kişiselleştirmeye başlar. Özellikle kişilik gibi değiştirilmesi çok zor ya da mümkün olmayan bir özelliğinin eleştirilmesi, insanın kendisine olan güvenini zedeler ve gayretini olumsuz yönde etkiler.
 
Gayretini eksik bulduğumuz bir kişinin gayretlenmesi için onu karşımıza almak yerine yanımıza alarak yönlendirImagemek daha doğru olacaktır. Kişileri yönlendirmek için onlara doğrudan mesajlar vermek yerine, ilişki kurmaya çalışmak daha faydalıdır.
 
Bir kişiyi övmek onun motivasyonunu artırmaz. Kişiye "Sen çok güzelsin, çok akıllısın, dünyada eşin benzerin yok" dediğiniz zaman egosu kabarır ve kendisini her konuda yeterli görmeye başlar. Bu duruma özellikle maddi refaha sahip çocuklarda sıkça rastlamr. İnsanların övgüsü kendisini motive ediyorsa kişi "Çalışmama lüzum yok” diye düşünebilir. Böyle övgüler insana yapay güven kazandırır. Bu sebeple bir inşam överken ya da eleştirirken onun değiştirilebilir sıfatlarına ve davranışlarına odaklanmak en doğrusudur.
 
Çocuğun gayretini artırmanın yolları
 
Çocuklar çoğunlukla kısa vadeli arzu ve heveslerin peşindedirler. Bu durum aslında çocukların ya da çocuksu karakterdeki insanların psikolojik doğaları gereğidir. Zevklerini erteleyememeleri, en büyük sıkıntılarıdır. Bu kişilere orta ve uzun vadeli zevk bilincini aşılamak gayretlerini arttırır. Onların artan bu gayretlerinin yanına sabrın da eklenmesi gerekir. Örneğin, ders çalışmak istemeyen bir çocuğa "Şu anda ders çalışmaya katlanırsan, ileride güzel bir mesleğin olur ve daha büyük zevkler elde edersin" denilebilir.
 
İş yaşamında gayret
 
Şirketlerin eleman alırken en çok araştırdıkları nokta, işe alınacak kişideki ilgi ve motivasyon seviyesidir. Mesela alamnda tecrübesi ve birikimi olmasına rağmen, ilgi ve motivasyonu düşük olan birinin üretkenliği yeterli seviyede olmayacağı için işe alınma ihtimali düşüktür. Aynı şekilde, emekli olmuş kimselerin işleriyle ilgili pek çok deneyimleri Olduğu halde motivasyonlarının eksik olabileceği endişesiyle işe alınmadıklarına pek çok kez şahit olmuşuzdur. Bir insanın Verimini en çok arttıran unsur, yaptığı işe alaka duyması ve o konudaki gayretidir.
Büyük yöneticilerin en önemli özelliği, farklı karakterdeki insanları benzer hareket tarzı içinde, aynı amaç etrafında toplayabilmeleridir. Bunu yapabilmek için hedef koymak ve insanları o hedef etrafında birleştirebilmek önemlidir.
 
Gayreti etkileyen psikolojik faktörler
 
Depresyonun sekiz belirtisinden biri olan yorgunluk, ilgi ve enerjinin azalmasıdır. Bu durumda heves ve arzuların azal Imagemaşıyla beraber, irade zayıflaması da görülebilir.
 
Depresyon, esasında yaşam enerjisini ve karar verme mekanizmasını genel olarak zayıflatır. Bu sebeple yaptığı işte ya da hayatın genelinde motive olmakta güçlük çeken insanlarda gizli depresyon olup olmadığını araştırmak gerekir. Bir işin gerçekleşmesindeki en önemli iki unsur motivasyon ve sabırdır. Yüksek motivasyon işe başlarken gereklidir; işin bitmesi ise kişinin tahammülüyle alakalıdır. İşe başlama becerisiyle, bitirme becerisi farklıdır. İyi ve doğru işlerde istikrarı korumak oldukça önemlidir.
 
Bununla birlikte hafif kaygı motivasyonu arttırır, beyni uyanık tutar ve insanı harekete geçirir. Ancak aşırı kaygı, fazlaca stres hormonu salgılatarak beyni bloke eder. Bu sebeple gayret konusunda ölçülü bir kaygı idealdir. Kaygılı kişiler gayretlidirler, birçok yeniliğe imza atarlar; ancak bu kişilerde kalp hastalığı riskleri de yaşadıkları stresle doğru orantılı olarak fazladır.
 
Maddi koşullarda insanı çabalamaya sevk eden durumlar
 
Kapitalist sistem, basit zevkleri insanları harekete geçirmekte ustaca kullanmıştır. Ancak bu sistemde sürekli bir mücadele hali söz konusu olduğundan insanları kaygıya sürükleyerek psikolojik sorunların artmasına sebep olmuştur.
Kapitalist ekonomiye dayalı düzen, ümit duygusunucanlı tutma yöntemi olarak maddi kazanç ve çıkarları ön planda tutmuştur. Her türlü maddi olanağa sahip olan insanlarda ise bir süre sonra, yetinmeme duygusunun körüklediği mutsuzluk ve depresyon vakaları görülmeye başlanmıştır. 
 
 
KAYNAK: Değerler Psikolojisi ve İnsan - Prof. Dr. Nevzat Tarhan kitabından alıntı



Yazar :

Kategori :
Psikolojik Hayat
Okunma Sayısı
617

Makaleler Yorum ve İçerikler

Dikkat: Lütfen sorularınızı Buraya Tıklayarak sorunuz. Yorum alanındaki sorular dikkate alınmamaktadır

Yorum bulunamadı! Bu içeriğe henüz hiç yorum yapılmamıştır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!