Değerler Psikolojisi ve İnsan - Prof. Dr. Nevzat Tarhan - Üçüncü Bölüm - Dürüstlük ve Şeffaflık

necaticetin | Cum, 06/01/2017 - 14:28 | Makale
Psikolojik Hayat
569
Değerler Psikolojisi ve İnsan - Nevzat Tarhan
 
Üçüncü Bölüm - Dürüstlük ve Şeffaflık
........................................................................
 
Gerçek Dürüstlüğün Ölçüleri
 
Dürüstlük, insanın mahrem olan bütün taraflarını diğer kimselere açması demek değildir, insanın her söylediği doğru olmalı ama bu doğruları her yerde söylemenin doğru olmadığı da bilinmelidir. Buna göre insanın muhatabına herhangi bir konuda hakikati; nasıl bir tesir meydana getireceğini bilip, onu incitip tehlikeli bir durum ortaya çıkarmayacağından emin olduktan sonra söylemesi gerekir. Dürüstlükle saflığın arasında olması gereken sınır budur. Bu noktada da “niyet” ön plana çıkar. Bazen dürüst kimselerin bu özellikleri dolayısıyla etraflarındaki art niyetli insanlar tarafından kullanıldıklarını görmek mümkündür.
 
Her insanın yalnızca kendine ait olan bir dünyası muhak­kak vardır. Kişinin bu özel dünyasını herkese açması gerekmez. Açıklık, herkesle her şeyi konuşmak demek değildir. Şeffaflıkta önemli olan insanın farklı zamanlarda, farklı ortamlarda, farklı şeyler söylememesidir. Özellikle siyasette bu kural son derece yaygındır. Örneğin, farklı grupların yanında tarafların duymak istediklerini söylemek oldukça yanlış bir davranış olmasına rağmen, Makyavelist yaklaşıma göre sİyaseten doğru kabul edilir. Ancak bu davranış, insanı rahatlıkla yalan söylemeye yöneltebilir.
 
Dinin Dürüstlüğe Yaklaşımı
 
Yeryüzündeki her din ve her kültür doğruluğu yüceltmiştir. Doğru insan kısa vadede bir şeyler kaybetse de uzun vadede hep kazanmıştır. Tarihte bunun örnekleri çok fazladır.
Musevilikte dürüstlük çokça vurgulanır. Talmud’da da bunun pek çok örneğini görürüz. Aynı şekilde “Bir yanlış söz bir savaş başlatabilir”, “Allah kalbi kırılmışların yanındadır", “Borç lafla ödenmez” gibi Musevi özdeyişlerinden de bu dinin doğruluğa verdiği önemi görmemiz mümkündür. Aynı vurguya İslam dininde de çokça yer verilir. “Aldatan bizden değildir”, “îman ve yalan aynı anda bir arada bulunamaz” gibi söz ve hadislerin varlığı bunu kanıtlar niteliktedir. Anadolu’da Ahi teşkilatlarında dürüst olmayan esnafın damına işaret ko­narak cezalandırıldığı bilinirdi.
Kendi çocukluğumuzda babamızın sık sık vurguladığı “Doğruda aç, eğride tok görmedim” sözü; annelerimizin ise sürekli hatırlattığı “idam sehpasında, kendisine yalanı öğreten annesinin dilini ısıran genç” örneği hep kulaklarımızdadır.
 
Dürüst Olmak Kendimizi İyi Hissettirir
 
Dürüstlük, insanın içindeki ayartıcı dürtülere karşı bir zafer olarak algılanırsa, başarı duygusu uyandırır ve kişiyi mutlu eder. Ancak yaşam felsefesi çıkar odaklı olan insanlar için bu geçerli değildir.
Dürüstlüğü bir değer olarak benimseyen kişiler, bu dav­ranışlarının sonucunu hemen alamazlar. Davranışlarının geri dönüşü için zamana ihtiyaçları vardır. Ancak kısa vadede içsel bir ışık ve sevinçli bir sıcaklığın vücutlarında dolaştığını hissedebilirler. Bu, erdemli olmanın peşin ücretidir.
 
KAYNAK: Değerler Psikolojisi ve İnsan - Nevzat Tarhan kitabından alıntı
 



Yazar :

Kategori :
Psikolojik Hayat
Okunma Sayısı
569

Makaleler Yorum ve İçerikler

Dikkat: Lütfen sorularınızı Buraya Tıklayarak sorunuz. Yorum alanındaki sorular dikkate alınmamaktadır

Yorum bulunamadı! Bu içeriğe henüz hiç yorum yapılmamıştır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!