Evlilikte Zorlama Olur mu?

m.ali | Pzt, 18/03/2013 - 16:04 | Makale
Mehmed Paksu
Eş Seçimi
4,019

Bazı aileler çocuklarının evlenmesi için ısrarcı oluyor. Çocuklar da bazen henüz evlenmek istemiyor. Eğer bu durumda orta bir yol bulunamazsa istenmeyen durumlar, kırgınlıklar ortaya çıkabiliyor.

Bu konuda anne-babanın ısrarı varsa gençler nasıl davranmalı? Onlara keskin bir dille “hayır” mı demeli, yoksa başka bir yol mu izlemeli?

Evlilik bir gönül işidir. Serbest iradeyle, gönülden gelen bir istekle olmalı, karşılıklı bir sevgi ve saygı esasına dayanmalı. Çünkü aile hayatı geçici bir beraberlik değil, hayat boyu süren bir paylaşımdır. Töreye bağlı olarak, aile baskısı ve zorlama sonucu yapılan evliliklerin ömrü kısa olur, sağlıklı olarak devam etmez.

Bu konuda anne ve babaların ısrarlı olmaları, manevî baskı kullanmaları, geçerli ve yeterli bir sebep olarak değerlendirilemez. Dinî açıdan da anne-babanın zorlamasının bir dayanağı yoktur.

Bana gelen sorulardan bir kısmı bu konuyla ilgili. Bir okuyucum şöyle diyor:

“Ben yirmi bir yaşında genç bir kızım. Kadere de, kısmete de inanırım. Evlilik için acelem yok, fakat taliplerim olmadığı halde, babam çok söyleniyor, her seferinde evlilikten bahis açıyor. Kendimi artık fazlalık gibi görüyorum, üzülüyorum. Üstelik babam çok inançlı biri, ama bu konuda biraz aceleci... Sebebini bilmiyorum ama çok üzülüyorum. Sizce ne yapmalıyım?”

Bazı babalar böyledir. Bütünüyle iyi niyetten kaynaklanan bir tutum gösterisidir yaptığı. Bazen şaka, bazen ciddi sözlerle bu niyetlerini seslendirirler. Çocuklar bu sözlere alınganlık göstermemeli. Şakayla, gülerek geçiştirmeye çalışmalı. Üzülmeye, moral bozmaya hiç gerek yok. Babalar, bir an önce kızlarının yuvalarını kurmalarını isterler. Bu tutumu çocuklarına olan şefkatinden, aşırı sahiplenmekten kaynaklanıyordur.

Pek çok baba, evlenme çağı gelmiş olan kızları veya oğullarıyla konuşurken, “Bir damat/gelin bulamadık, gözümüz açıkken seni gelinlikler/damatlıklar içinde göremedik, bir torun sevemedik.” gibi şaka yollu konuşmalar yaparlar. Bu açıdan çocuklar kendilerini evde “bir fazlalık” gibi görmemeli. Konuyu annesine açmalı, annesiyle paylaşmalı, gerekirse babasına “kızı/oğlanı üzmeyelim, strese sokmayalım, depresyona girmesin” gibi sözler söylettirilmeli.

Tek Taraflı Değil

Bazı ailelerde de ya çocuklar evlenmek istediğiyle evlendirilmiyor veya çocuklar anne-babalarının evlenmeleri istedikleri kişiyle evlenmek istemiyor. Bu durum bazen istenmeyen durumlar ortaya çıkarıyor. İşte burada her iki tarafın olaya aklıselimle yaklaşması gerekir.

Bu durumda kalan bir okuyucum, “Ben ailemden şiddet ve baskı görüyorum. Annem sürekli beni takip ediyor. Beni zorla evlendirmek istiyor. Oysa ben daha yirmi yaşındayım. Gönlümde başka birisi var. Ne yapacağımı şaşırdım.” diyor.

Şaşıracak bir şey yok, tek yapılması gereken ailenizle anlaşmak. Annenizle barış içinde yaşayacaksınız. Ona küsmeyecek, onu kırmayacak, üzmeyecek, darılmayacaksınız. Zorla kimseyi evlendirmezler, evlendiremezler. Ağlaya ağlaya gelinlik mi giyilir? Bunu kime izah edebilirler?

Peygamberimiz (asm), kızın rızası olmadan evlendirilmemesini söylüyor, anne-babanın bu konuda zor kullanmasını yasaklıyor.

Evlilik olayı tek taraflı verilen bir karar değildir, olmamalıdır. Ne sizin dediğiniz olur, ne de ebeveynin. İkiniz ortak noktada buluşacaksınız. Biraz sizin dediğiniz, biraz da onların dediği olur. Olayı his ve duygu ölçeğinde götürmeyin. Makul, mantıklı ve muhakemeli düşünün. Çünkü evlilik çok uzun bir süreçtir. Baştan temel sağlam atılmazsa, ilerisi sağlıklı ve güvenli olmaz.

Gençler, meseleyi pozitif bakış açısıyla değerlendirin!

Gençler! Aslında anne-babalarınızın evlenmeniz noktasında ısrarcı olmalarını pozitif bir bakış açısıyla değerlendirirseniz, her şeyin daha farklı olduğunu da göreceksiniz. Ne güzel, mutlu olmanızı isteyen insanlar var. Üzerinize titreyen, sizin için üzülen, derdinizi, sıkıntılarınızı paylaşan şefkat dolu iki mübarek insan. Onlar kendilerini unutmuşlar, sizi, sizin geleceğinizi düşünüyorlar. "Biz ölmeden yuvanı kur." demeleri ne kadar muhteşem bir olay! Bu şefkat madenlerine, bu sevgi kahramanlarına, bu fedakâr ve o nispette cefakâr can dostlara sadece ve sadece gönlünüzü ve bağrınızı açın...

Henüz evlenmek istememe tercihinizi onlarla paylaşırken bir empati yapmanız, kendinizi onların yerine koymanız çok büyük önem taşıyor. Siz onların yaşına gelirseniz, onlardan farklı düşünmeyeceğinizi bilin.

Anne-babayı ikna etmek o kadar zor bir mesele değil. Yeter ki sakin, sabırlı ve temkinli hareket edin. Hiçbir şekilde tartışmaya ve münakaşaya girmeden... Hiçbir şekilde kırılmalarına, üzülmelerine ve darılmalarına imkân vermeden... Hep tatlılıkla, güler yüzle ve anlayışla... Göreceksiniz hayat o zaman daha da güzelleşecek.




Yazar :
Mehmed Paksu
Kategori :
Eş Seçimi
Okunma Sayısı
4,019