Eşim dindar ama noksanlıkları var. Boşamak istemiyorum. Ne yapmalıyım?

Eşimden müslüman bir kadının örtünmesi gerektiği gibi örtünmesini istiyorum. Örtünüyor ama eksik Namaz kılmasını istiyorum, hevesleniyor fakat çok kısa sürüyor. Ya kavga ettikten sonra bir iki vakit kılıyor ya da ablamlar felan geldiğinde onlara takılıp kılıyor. Bir nevi onlara "gelinimiz namaz kılıyor" havasında gösteriyor. Devamı gelmiyor. Kısacası hocam aklı fikri dünyalık; gezmek, düğünlere gitmek, akla mantığa yatmayan bitmez tükenmez istekler... Evleneli bir yıl oldu, defalarca konuştum; "Bak ben böyle böyle bir kadın istiyorum..." diye... Ama bir gün sonra yine her şey aynı...
Anonim | Cmt, 17/08/2013 - 15:42
Evlilik
2,333
Değerli kardeşimiz;

Evde temsil edilmesi gereken değerleri konuşma ve bu konuda uzlaşma veya uzlaşamama aşaması, evlenmeden önce, görüşme sırasında olması gereken bir durumdur. Beklentiler evlenmeden önce konuşulmalı ve ona göre karar verilmelidir. Sizin bu aşamada nasıl davrandığınızı ve eşinizin size ne söylediğini bilemiyoruz. Ancak şu bir gerçek ki, bu aşama artık geride kalmış ve siz bir aile olmuşsunuz. Bu aşadan sonra ne yapılması gerektiği konusuna bakacağız.

Öncelikle şunu söylemeyliyiz ki, hiç kimse bir başkasını, verdiği sipariş istikametinde istediği kıvama sokamaz. Zira Allah insanlara böyle bir yetki vermemiştir. Peygemberimize (asm) dahi böyle bir yetki verilmemiştir. Eğer verilmiş olsa idi, bu yetkiyi amcası için kullanırdı. Nitekim Peygamberimiz (asm), hidayete gelsin diye amcasını zorlamaya da başlamıştı. Ancalk ayet geldi ve uyarıldı:

"(Resûlüm!) Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin; bilakis, Allah dilediğine hidayet verir ve hidayete girecek olanları en iyi O bilir...."(Kasas, 28/56)

Hidayet sadece küfürden imana geçmek değildir. O sadece hidayetin birinci aşamasıdır. İkinci aşaması takvadır, günahlardan kaçmaktır, üçüncü aşaması ihlastır vs... Nitekim Müslüman olduğu halde namaz kılmayan insanlar çoktur. Demek namaz kılmak da bir hidayet aşamasıdır.

Aslında, "sen sevdiğini hidayete getiremezsin" ayeti, Peygamberimizin (asm) şahsında bize yapılan bir uyarıdır. Zira burada amca demiyor, sevdiğiniz diyor. Yani eşiniz, çocuğunuz, yakınız....

Peki zorlama yoksa, ne yapacağız?

Güzel ve doğru model olacağız.

Siz baskı kurdukça, siz inatlaştıkça, siz üzerine üzerine gittikçe o sizden uzaklaşacaktır. Hatta bir aşamadan sorna sizden nefret edecektir. İnsan nefret ettiği kişiyi taklit edemez ve etmek de istemez. İnsan sevdiği kişiyi taklit eder. Sizi seven kişi sizin değerlerinizi de sever.

İki gün sizin zorunuz ile kılmasının bir anlamı yoktur. O sizi aldatmasın. Zira ibadet Allah rızası için yapılır. Ama eşiniz birileri için kılar duruma gelmiştir. Zira üzerinde baskı vardır.

Siz hem birileri için namaz kılmasını yadırgıyorsunuz hem de kılması için  zorluyorsunuz. Bu bir tezattır. Bırakın kılarsa kılsın, kılmazsa kılmasın. Yeter ki, siz güzel örnek olun.

Din, size ille de namaz kıldırın mecburiyeti getirmiyor. Ama sizden güzel örnek olma ve sevdirme istiyor...

Siz sevgi ve şefkatle ona yaklaştıkça, İslam'ın güzel ahlakını temsil ettikçe, inşallah o da zaman içerisinde size arkadaş olur ve aynı değerleri yaşarsınız.

Kavga ile tebilği olmaz. Dinin yasakladığı kavga yolu ile dini bir değeri yaşatmaya çalışmak doğru değildir. Dini bir değer yaşatmak adına takip ettiğimiz yol ve yöntemin de dine uygun olması lazımdır.  Hiç bir  peygamber veya İslam alimi kavga ederek tebliğ yapmamıştır!.. Bu doğru ve İslami bir yol değildir.

Bir Müslüman olarak yapmamız gereken tek şey; güzel örnek olmak ve sevdirmektir...

"Sevdiriniz, nefret ettirmeyiniz; kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız."

hadisi bu konuda önemli bir rehberdir bizler için.


Selam ve dua ile...
Sorularla Aile

Yazar :
Sorularlaaile.com
Kategori :
Evlilik
Okunma Sayısı
2,333

Yorum ve Benzer İçerikler

Dikkat: Lütfen sorularınızı Buraya Tıklayarak sorunuz. Yorum alanındaki sorular dikkate alınmamaktadır

Yorum bulunamadı! Bu içeriğe henüz hiç yorum yapılmamıştır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz!